top of page
Ara
  • Yazarın fotoğrafıEce Bozdağ

Mükemmel Anne Değil, Yeterince İyi Anne!

Güncelleme tarihi: 8 Tem 2021

Nedir mükemmel annelik? En yaratıcı oyunları ve aktiviteleri yapmak mı? En uzun süre emzirmek mi? Tamamen organik beslemek mi? Çok mutlu bir evliliğe sahip olmak mı? Çalışmayıp evde oturmak veya geleceği için deliler gibi çalışmak mı? Hiç ağlamayan bir çocuğa sahip olmak mı? Bu liste böylece uzayıp gider.


Sosyal medya tüketim artışıyla da paralel mükemmel anne olmak için var gücüyle çabalayan, yetemediği noktada kendisini suçlu hisseden annelerin varlığı azımsanamayacak kadar fazla…


Ebeveynlik hiç bitmeyen bir öğrenme hali. Ebeveynlik yolculuğu çok fazla korkuyu, kaygıyı ve yetersizlik duygusunu da kapsıyor. Yenidoğan döneminde “sütüm yetiyor mu” ile başlayıp çocuğun yaşıyla birlikte evrilerek okul çağında “matematiği neden zayıfla” ekseninde devam ediyor. Mükemmel olmaya çabalamak çocuğa ebeveynin bir projesi rolü atfederker, ne yazık ki bu kaygılı halin fazlası çocuk ve ebeveyn ilişkisini olumsuz etkilerken çocuğun gelişimine de ket vurabiliyor.


Mükemmel olmaya çalışmamak elbette çocuğun ihtiyaçlarını görmemek demek değil, çocuğunun dünyasını istila etmeden, çocuğa alan tanıyarak gelişmesine fırsat vermek demek. Yeterince iyi ebeveyn mükemmel olmak için çabalamadığı gibi çocuğunun da mükemmel olmasını beklemeyen ebeveynleri tanımlıyor aslında.


Yeterince iyi ebeveynlik kavramı 1950’lerde İngiliz psikanalist Donald Winnicott tarafından literatüre kazandırılmış bir kavram.

Winnicott çocuğun yaşına uygun yoksunluklar yaşaması gerektiğini savunmuştur. Winnicott’a göre çocuk bir miktar yoksunluk yaşadıkça yaratıcılığı gelişecek, beklemeyi, ertelemeyi öğrenecek ve sorunlara karşı baş etme stratejileri geliştirecektir. Ayrıca bu ‘makul’ yoksunluklar sayesinde kendine duygusal anlamda temas ettikçe tek başına kalabilme kapasitesi gelişecektir.


Yeterince iyi ebeveyn kendisini çocuğun sahibi ya da şekillendiricisi olarak görmez. Koşulsuz sevgi vermek ve çocuğun kendisi olmasına, duygularına alan tanımak etrafında şekillenir ebeveynlik rolü. Çocukları fiziksel anlamda doyurmak ne kadar önemliyse, duygusal dünyasını beslemek de en az o kadar önemlidir çünkü.


Çocuğu bir proje olarak görüp hayatın akışına ve doğallığına aykırı davranmak mükemmel ebeveynlik rolüne bürünmenin yanı sıra çocuktan da mükemmel olmasını beklemenin bir göstergesi. Çocuğu negatif olandan, yalnızlıktan, olumsuzluktan olabildiğince uzak tutmak hayatın akışına aykırı. Mükemmele gitmeye çalıştıkça tükenmiş annelerin ve dış dünyaya uyum sağlamakta güçlük çeken, davranış problemi sergileyen çocukların sayısı artmaya devam ediyor. Mükemmel annelik gerçekçi değil. Daha önemlisi gerekli de değil!





9 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

コメント


bottom of page